Altındağ ilçesinde yer alan ve 2010'lu yılların başında kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçen Hamamönü, bugün Ankara'nın en çok ziyaret edilen tarihi semtlerinden biri konumunda. 19. yüzyıla ait ahşap cumbalı evler, taş kaldırımlı sokaklar ve geleneksel esnaf yapılarıyla özgün dokusunu büyük ölçüde koruyan semtte her akşam ayrı bir hayat kaynıyor.
Akşam saatlerinde Hamamönü'nün kalabalığını gören ziyaretçiler, semtin nasıl bu denli popüler hale geldiğini çok iyi anlıyor. Taş hanların bulunduğu kuzey girişten itibaren sizi geleneksel Türk musikisi karşılıyor. Küçük kafeler ve restoranlar, caddelere taştırmış sandalye ve masalarıyla davet edici bir atmosfer yaratıyor; antika dükkanlarının vitrinleri ise her adımda merakla incelenmeyi hak ediyor.
Semtin en sevilen köşelerinden biri ise 1890'a tarihlenen tarihi hamamın hemen karşısındaki küçük meydan. Her Cumartesi ve Pazar günleri bu meydanda kurulan el sanatları pazarı, bölgeden gelen tarhana, pestil, el işlemeli ürünler ve antika parçalarıyla alıcılarını bekliyor. Yerel zanaatkâr Fatma Hanım'ın tezgâhındaki el dokuması halılar ise Hamamönü'nün adeta sembolü haline gelmiş durumda.
Hamamönü'nü ziyaret etmek isteyenler için en ideal zaman güneşin batmaya başladığı akşamüstü saatleri. Bu saatlerde semtin ışıklandırması devreye giriyor ve tarihi yapılar sıcak ışıklar altında bambaşka bir güzellik kazanıyor. Yakın çevredeki Ankara Kalesi ile birleştirilen bir yürüyüş rotası ise başkentin tarihi katmanlarını keşfetmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.